Dünya Sağlık Örgütü’nden koronavirüs aşısı açıklaması.Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Tedros Adhonom Ghebreyesus, tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgınına karşı geliştirilen aşının ilk testlerine başlandığını duyurdu. Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle şu ana kadar 8 bin 279 kişi hayatını kaybetti. Ölümcül virüs tüm dünyada büyük panik yaratırken, Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) sevindiren bir açıklama geldi. DSÖ, koronavirüse karşı geliştirilen aşının ilk testlerinin başladığını duyurdu.

2 AY SONRA İLK TESTLERE BAŞLANDI
Dünya Sağlık Örgütü’nden koronavirüs aşısı açıklaması.DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, yeni tip koronavirüse karşı aşının ilk testlerine başlandığını belirtti. Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Ghebreyesus, hayal edilemeyecek bir başarıya imza atılarak virüsün genetik dizisinin çıkarılmasından sadece 2 ay sonra Covid-19’a karşı aşının ilk testlerine başlandığını duyurdu.

HAYAL EDİLEMEYECEK BİR BAŞARI
Dünya Sağlık Örgütü’nden koronavirüs aşısı açıklaması.Ghebreyesus, “Aşının ilk testlerine, virüsün genetik dizisi çıkarıldıktan sadece 60 gün sonra başlandı. Bu hayal edilemeyecek bir başarı. Dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılara, deneysel ilaçları sistematik olarak değerlendirmelerini öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?

Dünya Sağlık Örgütü’nden koronavirüs aşısı açıklaması.Çin’in Hubei eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs salgını nedeniyle şu ana kadar 8 bin 279 kişi hayatını kaybetti. Dünya genelinde koronavirüs vaka sayısı ise 208 bin 457’ye yükseldi.

Toplam 165 aşı çalışması devam ediyor
Dünyada şu anda temel olarak iki farklı aşı çalışması yürütülüyor. Birinci kategoride, virüsün genetik kodu üzerinden aşı üretilmesi amaçlanıyor. Diğerinde ise zayıflatılmış veya etkisizleştirilmiş virüs üzerinden çalışma yürütülüyor.
Uzmanlar farklı aşı çalışmalarının başarılı olmasının da önemini vurguluyor. Olası aşıların, farklı insan grupları üzerinde enfeksiyon oluşumunu önleme görevi görebileceği değerlendiriliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Covid-19 için 24 Temmuz 2020 tarihi itibarıyla aralarında Türkiye’nin de olduğu ondan fazla ülkede toplam 165 aşı çalışması devam ediyor.
Türkiye’den Boğaziçi, Ege, Ankara, Ortadoğu Teknik, 9 Eylül, Selçuk, Acıbadem, Erciyes ve Bezmialem Vakıf üniversiteleri de aşı geliştirme yarışına dahil olan kurumlardan.

Dünyada üçüncü faza geçen sadece beş aşı adayı var
Henüz klinik araştırma aşamasında olan bu aşıların bir kısmı DNA bazlı, bir kısmı da öldürülmüş ya da zayıflatılmış virüs kullanıyor. Çalışmalarda sağlıklı gönüllülere aşının uygulandığı ve etkilerinin gözlemlendiği üç faz var.
İlk fazda onlarca, ikinci fazda yüzlerce, üçüncü fazda ise binlerce kişi üzerinde testler yapılıyor. Özellikle üçüncü faz, nüfustaki çeşitliliği temsil edebilmesi için çeşitli yaş gruplarını, sağlık problemi olan insanları, hamileleri ve bebekleri de kapsıyor.

Aşının muhtemel etkilerinin gözlemlendiği bu fazlar aşı çalışmalarında en kritik kısım. Tamamen sağlıklı kişilerin bu test süreci boyunca enfekte olması beklendiği için bu fazlar uzun sürüyor.
Etik sebeplerle bu insanlara kasıtlı olarak hastalık bulaştırılmıyor. Dünyadaki aşı çalışmaları arasında, binlerce gönüllü ile gerçekleştirilen üçüncü faza geçen sadece beş aşı adayı var:

Oxford/Astrazeneca: Viral vektör türünde geliştirilen bu aşı virüsteki ‘Spike Protein’ diye adlandırılan bölgeyi hedef alarak virüsün hücreye tutunma ve kendini çoğaltma fonksiyonlarını durdurmayı hedefliyor.
Daha önceki SARS ve MERS salgınlarında öğrenilen ve bir yere kadar geliştirilen bu teknik, Covid-19 aşı çalışmalarına başlandığında epeyce vakit kazandırdı ve daha şimdiden yüzlerce milyon doz sipariş aldı.

Astrazeneca ile ortak yürütülen aşı çalışmasıyla ilgili 20 Temmuz’da yayınlanan makalede ikinci faz sonuçlarının umut verici olduğu ve istenen bağışıklığı sağladığı duyuruldu.
CanSino: Çin merkezli bir başka aşı çalışması olan Cansino da viral vektör türünde aşı geliştiriyor. Çin ordusunda 3. Faz denemelerine başlanan aşının da daha önceki fazlardaki etkisi Lancet dergisinde incelenmişti.

Sinovac: Eski bir yöntem olan ‘inaktif virüs’ tekniğine göre hazırlanan bu aşıda, enfekte etme özelliğini yitirmiş olan virüs vücuda verilerek, vücudun hastalığa bağışıklık kazanması hedefleniyor. Haziran ayında birinci ve ikinci fazda kritik bir yan etki gözlemlenmediğini açıklayan şirket, üçüncü faz çalışmalarına Brezilya’da devam edeceğini duyurdu.

Bu yöntemin dezavantajı, üretiminin uzun ve maliyetli olması. Zayıflatılmış ya da öldürülmüş virüs ile üretilen aşılarda bu virüslerin çoğaltılması için milyarlarca tavuk yumurtası gerekiyor.
Sinopharm: Çin merkezli bir başka aşı çalışması olan Sinopharm da ‘inaktif virüs’ yöntemini kullanıyor. Şirket üçüncü faz çalışmalarını Abu Dabi’de yürütüyor.
DİĞER BİR YAZIMIZ:http://18 MART 1914-1916 ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

