Temiz enerji için potansiyel bir kaynak bulundu.Bilim insanları, petrol kumu (doğal bitümen) ve petrol alanlarından hidrojen (H2) çıkarmayı başardı. Bu da hidrojen ile çalışan araçların şarj edilmesinde ve elektrik üretiminde kullanılabilecek yeni ve temiz bir kaynak anlamına geliyor.
Hidrojen, evrende en çok bulunan madde olmasının yanı sıra önemli de bir enerji kaynağıdır. Bu nedenle günümüzde hidrojen yakıtı kullanan otomobiller, otobüsler ve trenler üretiliyor. Bu hidrojenin üretilme süreci ise var olan petrol kumu yataklarında gerçekleştiriliyor. Aynı işlem süreci kullanılarak petrol rezervlerinden de benzin yerine hidrojen üretmek mümkün oluyor.

Temiz enerji için potansiyel bir kaynak bulundu.Hidrojen üretimindeki esas sorun hidrojeni üretebilmek değil hidrojeni yeterince ucuza mal edebilmek olmuştu. Kanadalı bilim insanları, bu konuda büyük ilerleme kaydetmeyi sağlayan bir keşfe imza attı.
Temiz enerji için potansiyel bir kaynak bulundu.şu anda kullanım dışı olan petrol yatakları, çok ciddi miktarda petrol barındırıyor. Araştırmacılar, bu bölgeye oksijen basıldığında bölgedeki sıcaklığın arttığını ve H2’leri serbest bıraktığını ortaya çıkardı. Bu hidrojeni daha sonra diğer gazlardan ayırmak ve filtrelemek mümkün oluyor.
Temiz enerji için potansiyel bir kaynak bulundu.Çalışmayı ticarileştiren Proton Teknoloji CEO’su Grant Strem, bu çalışma sayesinde karbon salınımı yapmadan hidrojen elde edilebildiğini söyledi. Böylece hidrojen yakıt fiyatları, benzin fiyatlarının çok altına inecek. Elde edilen hidrojenin %5’lik kısmıyla da oksijen üretim tesisleri çalıştırılacak, böylece sistem tükettiği oksijeni de yerine koymuş olacak.
Temiz enerji için potansiyel bir kaynak bulundu.Strem ayrıca bu yöntemin üretim maliyetlerini de çok daha aşağı çekeceğini söylüyor. Bunun sebebini de hidrojeni ayırmanın petrolü işlemekten çok daha kolay olması olarak gösteriyor.
Bu yeni teknolojiyi, Calgary Üniversitesi ve Proton Teknoloji arasında imzalanan anlaşma uyarınca Ian Gates ve Jacky Wang tamamladı. Teknolojinin nasıl performans sergileyeceğini görmek için ise daha geniş kapsamlı çalışmalar gerekiyor. Yine de geldiğimiz nokta oldukça umut verici dedi.

TÜBA’nın bilimsel konularda ve bilimsel önceliklerin saptanması amacıyla inceleme ve danışmanlık yapmak, toplumda bilimsel yaklaşım ve düşüncenin yayılmasını sağlamak, bilimin öneminin ülke kamuoyunca takdir ve kabulünü sağlamak gibi başlıca görevlerini program, projeler ve oluşturduğu çalışma gruplarıyla yürüttüğü bilgisini veren TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, bu çalışma gruplarından birisinin de TÜBA Enerji Çalışma Grubu olduğunun altını çizdi.

“TÜBA’nın enerji çalışmaları, ülkemizin sanayi ve teknoloji üretimindeki millileşme ve yerli üretim hamlesine ışık tutuyor”
TÜBA Enerji Çalışma Grubu’nun; enerji alanında Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu bilimsel ve teknolojik konularda çalışmalar yaparak bilgi üretmenin yanı sıra bilimi ve teknolojiyi geliştirme, strateji ve politika ve yol haritaları çıkarıp sorunlara çözüm üretme görevini de başarıyla yerine getirdiğini vurgulayan Şeker sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Enerji Çalışma Grubu, enerji konusunda ülkemizin enerji bağımsızlığına, bilimsel ve teknolojik gelişimine ve stratejik enerji önceliklerinin belirlenmesine katkı sağlayacak etkin ve yetkin bir kurumsal yapıyı oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Tüm bu çalışmaları ise Türkiye’nin önceliklerini belirleyerek yürütüyor.”
Akademi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, TÜBA Enerji Çalışma Grubu’nun Türkiye’nin ekonomik ilişkilerini ve geleceğini ilgilendiren enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi konusunda bağımsız adımlar atması için tüm enerji alternatifleri üzerine yaptığı özel çalışmaları raporladığını hatırlattı ve “Bu kapsamda; Enerji Depolama Teknolojileri Raporu, Nükleer Enerji Raporu, Rüzgâr Enerjisi Raporu, Temiz Kömür Teknolojileri Raporu ve Güneş Enerjisi Teknolojileri Raporu’nu Sayın Cumhurbaşkanımıza, karar vericilere, konu hakkındaki kanaat önderlerine, sektöre yön veren kurum ve kuruluşlarının tamamına ulaştırdık.
Yayına hazırlık çalışmaları devam eden Jeo-Termal Enerji Teknolojileri Raporu ve TÜBA Enerji Ansiklopedisi de tamamlandığında yine ilgili makamların, kamuoyunun faydasına sunulacak. Dolayısıyla gerçekleştirdiğimiz birçok yayın, bilimsel toplantı ve çalıştaylar ile enerji konusu, ülkemizin sanayi ve teknoloji üretimindeki millileşme ve yerli üretim hamlesi ile TÜBA’nın gündeminde tuttuğu konuların başında geliyor.
Bu doğrultuda doğalgaz ile ilgili de bilimsel tematik bir çalışma sonucu raporlama yapılacağını özellikle belirtmek isterim. Diğer yandan yoğun emekleri dolayısıyla Enerji Çalışma Grubumuzun her bir üyesine ülkemize kattıkları değer için teşekkürlerimi iletiyorum.” dedi.
Prof. Şeker ayrıca ekonomik büyüme ve kalkınma için önemli faktörlerden birisi olan enerjiye duyulan ihtiyacın Türkiye’nin en büyük ithalat kalemlerinden birisi olduğunu ifade etti.
Alternatif enerji kaynaklarının enerji maliyetlerinin düşürülmesinin, üretim sektöründe Türkiye’yi dünya piyasalarında daha rekabetçi konuma getireceğini ve istihdama da katkı sağlayacağını söyleyen Şeker, güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri, nükleer enerji yatırımları, Oruç Reis, Fatih, Yavuz, Kanuni gemilerinin sondaj çalışmaları da gösteriyor ki; ülkemiz alternatif enerji kaynakları arayışında adımlarını oldukça kararlı atıyor, tüm imkân ve fırsatları değerlendiriyor dedi.

Bilimsel ve teknolojik olarak farklı boyutlara geçişe imkân sağlayacak yerli ve millî bir doğal gaz sektörünü oluşturmak çok önemli.”
Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı, Karadeniz’de bulunan 320 milyar m3’lük doğal gazın, Türkiye’nin her alanda açılımına, gelişimine ve büyümesine katkı sağlayabilecek bir potansiyel olduğunu söyleyen Prof. Şeker “Doğalgazım bir enerji kaynağı olarak sosyal yaşamımıza etkilerine, Ar-Ge çalışmalarına yansımasına, inovasyondan teknoloji geliştirmeye kadar doğalgazın bütün safhalarının bugünden planlanması, yol haritalarının titizlikle çıkarılması gerekiyor.
Stratejik planların hazırlanması ve bu yol haritalarının kısa, orta ve uzun dönemli olarak çizilmesi ihtiyacının üzerinde durulması gereken bir nokta. Bilimsel ve teknolojik olarak farklı boyutlara geçişe imkân sağlayacak yerli ve millî bir doğal gaz sektörü oluşturulmasının üzerinde ayrıca çalışılmalı. Eğitim ve insan kaynağıyla, bilimsel ve teknolojik kabiliyetleriyle önümüzdeki on yıllara Türkiye’nin hazırlanması büyük bir önem arz ediyor.” dedi

DİĞER BİR YAZIMIZ:http://Kentsel dönüşüme büyük değişiklik geliyor.Bakan açıkladı!

