
İsrail’in kuzeyindeki Meron Dağı’nda 30 Nisan 2021’de dinî bir etkinlik sırasında izdiham çıktı. Olayda aralarında çocukların da olduğu 45 kişi hayatını kaybetti. Ayrıca 150’den fazla kişi yara aldı.
Bu olay, İsrail tarihinin en ağır sivil felaketlerinden biri oldu. Bu nedenle hükümet, 2 Mayıs’ı ulusal yas günü ilan etti.
Meron Dağı’nda Ne Oldu?
Her yıl Lag BaOmer bayramında on binlerce ultra-Ortodoks Yahudi, Meron Dağı’ndaki bir hahamın mezarını ziyaret ediyor. Üstelik o yıl alanda yaklaşık 100 bin kişi vardı.
Bu yoğunluk, koronavirüs salgını sırasında İsrail’deki en kalabalık toplantılardan biriydi. Gece saatlerinde ise kalabalık, dar ve kaygan bir geçitte sıkıştı. Sonra merdivenlerde düşen kişilerin üzerine arkadan gelenler devrildi.
Sorumluluk Tartışması
Felaketin ardından kamuoyunda sert bir tartışma başladı. Eleştiriler, polisten sorumlu Kamu Güvenliği Bakanı Amir Ohana’ya ve etkinliğe izin veren kurumlara yöneldi.
Ayrıca uzmanlar, alanın güvenliği konusunda yıllardır uyarı yaptığını hatırlattı. Nitekim devlet denetçisi de daha önceki raporlarında bölgedeki riskleri ele almıştı.
Öte yandan bazı ultra-Ortodoks gruplar, Kudüs’te protesto gösterisi düzenledi. Gruplar, ölenlerin ailelerine saygı gösterilmesini istedi.
Soruşturma Komisyonu Ne Dedi?
Bunun üzerine İsrail hükümeti, Haziran 2021’de bir devlet soruşturma komisyonu kurma kararı aldı. Eski Yüksek Mahkeme Başkanı Miriam Naor ise komisyonun başına geçti.
Komisyon, Mart 2024’te açıkladığı nihai raporda dönemin Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kişisel sorumluluğu olduğunu belirtti. Rapor, Ohana ve bazı polis yetkililerini de sorumlu tuttu.
Felaketten Çıkan Ders
Sonuç olarak Meron Dağı faciası, büyük dinî ve kitlesel etkinliklerde kalabalık yönetiminin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.
Diğer haberler: Dünya.
Kaynaklar: İsrail hükümeti açıklamaları; Meron devlet soruşturma komisyonu raporu (Mart 2024); AP haberi (2 Mayıs 2021).









